• AEB

NETFLİX’İN İLK TÜRK YAPIMI FİLMİ: YARINA TEK BİLET


Bildiğiniz üzere geçtiğimiz hafatalarda Netflix ilk Türk yapımı filmini yayınladı. Ozan Açıktan’ın yönettiği ve başrollerini Metin Akdülger ve Dilan Çiçek Deniz’in paylaştığı Yarına Tek Bilet adlı film Netflix platformunda yayınlanan ilk Türk filmi olma özelliğini taşıyor. Peki bu film ile Türk izleyicileri tatmin oldu mu? İlk Netflix filmimizde başarıyı yakalayabildik mi? Haydi hep beraber inceleyelim..



Öncelikle bu film İsveç yapımı olan Hur Man Stoppar Ett Bröllop (How Stop a Wedding) filminden uyarlama. Film bizlere iki farklı hayat hikayesine sahip yabancının İstanbul-İzmir tren seyahatini anlatıyor. İkili arasında gerilimli bir tanışma hikayesi ele alınsa bile birbirleriyle kendi hikayelerini paylaşmaya başladıklarında o gergin ortam kendini sıcak bir arkadaşlığa bırakıyor. Filmin çok ama çok büyük bir kısmı neredeyse tamamı bir trende geçiyor. İzleyicilerin de kolaylıkla anlayabileceği gibi filmin bütçesi bir hayli düşük. 13-14 saatlik bir tren yolculuğunu anlatan bir film. 2 önemli başrol oyuncusu dışında filmde başka insanlara odaklanılmıyor bile. Bütçe tahmini yapmak zor olmasa gerek.




Filmde erkeğimiz Ali (Metin Akdülger) eski sevgilisinin düğününe gidiyor. Eski sevgilisinin hala ona aşık olduğuna inanıyor. Bundan dolayı düğüne engel olmak istiyor. Filmin eksik yanlarından birisi de tam olarak bu konu aslında çünkü karakterlerin geçmişlerini parça parça bir halde onların ağızlarından dinliyoruz. Sadece dinleyebiliyoruz. Oysa ki karakterlerin geçmişlerinden parça parça sahneler olması anlatımı güçlendirebilirdi çünkü filmin sonunda kadar kafamız hep soru işaretleriyle doluydu. Film bittiğinde bile bazı soru işaretleri kalıyor kafanızda. Ancak bunları büyük gizem gibi düşünmeyin, ufak tefek detayları sorgular oluyorsunuz hepsi bu. Leyla (Dilan Çiçek Deniz) daha soğuk bir karakter görünümü sergiliyor. Bu ikilinin tanışma aşamasında Leyla gergin, sert bir tavır izlerken Ali karakteri daha neşeli daha sıcakkanlı ve daha hayat dolu bir karakter. Karakterlerin böyle zıt kişiliklere sahip olması iletişim kurmalarını bir hayli zorlaştırıyor tabii. Kızımız Leyla önce erkeğimiz Ali’nin hayat hikayesini alıyor ağzından. Ona geçmişini soruyor. Ali yolculuğunun sebeplerini anlatıyor. Burada dikkat ettiğimiz bazı şeyler var. Hikayenin kalanı izleyici tarafından az çok tahmin edilebiliyor. Çok şaşırtıcı bir son olmayacağını filmin orta kısımlarında anlayabiliyorsunuz.



Bu ikilinin her biri de hikayelerini birbirleriyle paylaştıktan sonra kendilerini büyük bir tesadüfün içinde buluyorlar. Filmi izlerken “bu kadar da olur mu?” demeden edemiyorsunuz ama malum Türk dizileri ve filmleri bizi bunları görmeye, izlemeye alıştırdı sağolsun. Klasik yaz dizilerinde bir zengin erkek, fakir kadına aşık olur klişesi gibi bu büyük tesadüfler de Türk izleyicisine alıştırıldı maalesef. Meğer ikili aynı düğüne gidiyorlarmış ve bu düğünün gelini Ali’nin eski sevgilisiyken, damadı ise Leyla’nın eski sevgilisiymiş. Saf erkeğimiz Ali, gelinin hala kendisine aşık olduğunu düşünürken Leyla ona acı gerçekleri, aldatılma hikayesini anlatır ve klasik kısa süreli depresyon sahneleri girer araya. Film, bu ikilinin aynı kadere sahip olduğunu ve çok uzun bir süre trende aynı kompartımanda vakit geçirmelerini anlattıktan sonra bize hiç ama hiç gerek olmayan ve zorlama olduğu bariz olan +18 sahneleri izletiyor. Artık izleyicinin kafasında şu durum var, “Bu sahneler, Netlix’in yanında promosyon olarak geliyor heralde”. Gerçekten haksız bir düşünce değil. Buna da alıştık tabii. Netfix içeriği +18 olmazsa olur mu? Olmuyor maalesef. İşin özeti filmin en büyük eleştirisi bu sahnelerdi diyebilirim.

Son olarak filmin müziklerine değinmek istiyorum. Daha önceki Türk yapımlarına baktığımız zaman, Hakan Muhafız olsun, Aşk 101 olsun bu dizilerde Türk müzikleri gayet iyi kullanılmıştı. Müzikler bizi alıp nostaljiye götürüyordu ve bu dizilerde müziklerin sayısı makuldu. Bu filmde müzikler yine bize geçmişi hatırlatıyor ancak film, gereksiz bazı sahneleri koyduğu kadar gereksiz bir sürü müzik koymuş. Filmin büyük bölümünde anlam ifade etmeyen bir sürü şarkıya maruz kalıyoruz ve sayıları o kadar fazla ki bu şarkıların, en sonunda bunlardan bıkıp filmi ileriye sarasınız geliyor.



Özetlemek gerekirse filmi izlemeyen çok bir şey kaçırmamış hatta hiçbir şey kaçırmamış olur. Ama siz de benim gibi Netflix’in her Türk yapımını izlemek zorunda hissediyorsanız kendinizi filme bir göz atabilirsiniz. Zaten süresi 1.5 saat kadar. Filmi izleyenler kendi yorumlarını bu yazının altına bırakabilirler. Bundan önce sitemize üye olup bizi Instagram’dan takip edebilirsiniz. Gelişmelerden haberdar olmak ve yeni yazıları kaçırmamak için üye olmayı unutmayın. Diğer yazılarımızda görüşmek üzere..

4 görüntüleme
 

Abonelik Formu

©2020, DOF tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

This site was designed with the
.com
website builder. Create your website today.
Start Now