• AEB

SNOWPIERCER SEZON FİNALİYLE NEFES KESTİ! ŞİMDİ NE OLACAK?

SPOILER ALERT!




Amerika'da TNT kanalında, diğer ülkelerde Netflix’te haftadan haftaya yayınlanan Snowpiercer dizisi 10. bölümü ile bu hafta sezon finali yaptı. Dizi izleyiciyi resmen ekrana kilitledi. 2 ayı aşkın süredir dikkatle takip edilen dizi, harika ve heyecan dolu bir bölüm ile sezon finalini gerçekleştirdi. Peki dizinin 2. sezonu ne zaman yayınlanacak?





Bilmeyenler için hatırlatalım, Snowpiercer dizisi 2013 yılında yayınlanan ve başrolünde Chris Evans’ın bulunduğu aynı isimde bir filmden uyarlama. Dizi hakkında daha detaylıca bilgiler verdiğimiz Snowpiercer İncelemesi adlı yazıyı okuyabilirsiniz.


Dizi dondurucu soğuktan korunmak için kendi enerjisini üreten ve yaşamın son kalesi olan 1001 vagonluk bir tren, trenin içindeki sınıf ayrımı ve düzene meydan okuyan isyancıların bir hikayesi. Dizinin sezon finalini ele alacağımız bu yazıda daha çok son 3 bölümün üzerinde durmamız gerektiğini düşündüm. Sezon finalinin nasıl şekillendiğini yorumlamak, sezon finalini yorumlamak kadar önemli.




Biliyorsunuz ki, ana karakterimiz Andre Layton, Melanie’nin büyük sırrını öğrendiği için çekmecelere kapatılmıştı. Josie ise ne yapıp edip Layton’ı çekmecelerden kurtarmıştı. Bunu öğrenen Mel ise Josie’yi tutuklatmıştı. Sorgu odasında bir süre Mel ve Josie’yi mücadele ederken izledikten sonra Mel, Josie’yi odaya kapatarak donmaya mahkum etmişti. Josie’nin ölümüyle büyük bir yıkıma uğrayan Layton intikam planı yapmaya koyuldu bile. İlk adımı Mel’in büyük sırrını, yani Mr. Wilford’ın trende olmadığı ve komutanın kendisinde olduğu gerçeğini 1. sınıfa yaymaktı. İstediğini de gerçekleştirdi ve böylece Mel görevinden alıkonularak, hakkında infaz kararı verildi. 1. sınıf yeni bir iktidar derdinde iken, kuyruk ve 3. sınıf birleşerek Layton önderliğinde yeni bir isyan planı hazırlığı içindeydiler. Amaç mevcut yönetimi düşürmek ve sınıf ayrımını ortadan kaldırmaktı. Layton harika bir ikna kabiliyetine sahip olduğu için çok sayıda insanı kendi safında toplamayı başardı. Daha sonrasında Layton kendi adamlarıyla ilk saldırısını başlattı ve güvenlik güçlerini düşürdü. Oldukça vahşet içeren sahneler izletti dizi bizlere burada. Dizinin efektlerini bugüne kadar hep savunmuş olsam da, kan ve vahşet efektleri konusunda dizi sınıfta kaldı diyebilirim. Böylesine büyük bütçeli, harika bir hikayeye sahip ve bugüne kadarki bölümlerinde efekt ve grafik konusunda neredeyse hiç sıkıntı yaşamamış olan bu dizi neden bu kan ve vahşet efektlerini üst düzeylere taşıyamadı anlamış değilim. Tabii ki diziyi bu sahnelere göre yargılamak doğru değil. 3-5 eksik yönlerinden dolayı diziyi kötülemek biz izleyicilere yakışır kalmaz.




Layton’ın bu ilk saldırısı istediği gibi geçmiş ve dalgayı geri püskürtmüş olsa da çok sayıda kayıp verdi. Ancak Layton ve adamlarının karşısında kayıp veren güvenlik güçleri çareyi geri çekilmekte buldu. Layton’ın karşısında eli kolu bağlı olan güvenlik güçleri Layton’ın arkadaşı olan ve çekmecelerde uyutulan Pike’ı uyandırma kararı aldı. Pike, Layton’ın fazla vahşete ve ölüme karşı zaafı olduğunu ve bunu Layton’a karşı kullanılabileceğini söyledi. Bundan sonra Layton’dan teslim olması istendi. Teslim olmadığı takdirde arka taraftaki siviller dahil tüm insanların gaz ile öldürüleceğini söylendi. Bu sefer eli kolu bağlı kalan kişi Layton’dı. Bunlar yaşanırken infaz edilecek olan Mel, ona inanan insanların yardımıyla infazdan kaçıyor. Kaçtıktan sonra ön tarafa gitmesini bekliyorduk. Bizim bildiğimiz Mel iktidarını kimseye kaptırmaz sanıyorduk ancak o arka tarafa gidip Layton’a, Grey’in askeri güçlerine karşı yardım etmeye karar verdi. Dizinin ilk başlarında Mel ve Layton’ın işbirliği hep hoşuma gitmişti. İyi bir ikili olduklarını düşündüm hep. Ancak Mel’in Layton’a yaptıkları hatta trene yaptıkları kabul edilemezdi. Layton ve Mel’in yüzleşmesinin ilginç olacağını düşünüyordum ancak Layton Mel’i gördüğünde beklediğim tepkiyi vermedi. Biraz daha tartışmalı bir karşılaşma beklerdim. Ayrıca Mel ona “Grey’in güvenlik ekibini nasıl alt edeceğini söyleyebilirim” dediğinde çok sorgulamadan güvenmesi biraz mantık sorununa yol açtı. Ancak yine de çok sırıtan bir detay olduğu söylenemez, fazla takılmayalım.




Layton ve Mel’i yeniden beraber çalışırken izlemek güzel oldu. İkisinin de aynı amaç uğruna mücadele etmesini özlemiştik. Planlamalarını yaptılar ancak bu tam olarak izleyiciye aktarılmamıştı. Sadece olası bir kenetlenme sorunu üzerinde bir takım konuşmalar oldu onun dışında çok bir detay yoktu. Daha sonrasında planı işlemeye başladılar. Önce Layton teslim oldu. İnfaz için odaya götürülürken daha önceden tren ekibinde olan Roche, Layton’ı Grey’in elinden kurtardı. Daha sonra Mel’in verdiği bilgiler doğrultusunda bulunduğu vagonu arkasındaki vagondan ayırdı. Ancak bunu yaparken büyük bir ikilem arasında kaldı. Çünkü vagonu ayırması demek onlarca esir olan kuyrukçunun da ölümü demekti. İçerisinde 1. sınıftan insanlar ve Grey dahil 174 kişinin bulunduğu 7 vagon 1001 vagonluk Snowpiercer’dan ayrıldı ve Snowpiercer 994 vagon kaldı. Tüm bunların ardından Mel Layton’a “Tren senindir” dedi ve trenin yönetimini ona bıraktı. 9 bölümün sonunda sanki tüm sezon bitmiş bütün tehlikeler geçmiş gibi düşündük. 10. bölüm yani sezon finali bölümünde ne anlatılacak tam kestiremedim açıkçası eminim sizlerin de aklına bu soru gelmiştir.




Tam bütün tehlikeler geçti derken lokomotif ekibi faaliyette ve hareket halinde olan bir trenin daha olduğunu fark ederler. Bu trenin Mr. Wilford komutası altında olduğunu tahmin ediyor herkes haklı olarak. Oysa Mel, Wilford’ı nasıl trenin dışında bıraktığını, nasıl onu ölüme terk ettiğini, treni yapanın aslında kendisi olduğunu ve Wilford’ın tek yaptığının biletleri satmak olduğunu söylemişti. Mel bunları anlattıktan sonra Wilford karakteri gözümüzde kötü bir karaktere bürünmeye başlıyor ama olayları Wilford tarafından dinlemeden buna karar vermek güç açıkçası. Çünkü filmler, diziler oyunlar bize öğretti ki, karakterlerin hikayesini tek ağızdan dinlemek oldukça yanıltıcı. The Last of Us Part 2 örneğini hatırlarsınız. Kötü görünen karakter Abby’nin hikayesini bir de 1. ağızdan dinleyin dercesine hazırlamışlar hikayeyi. Hoş Abby'nin haklı tarafını bulamadık ama neyse. Wilford’ın hikayesini bir de ondan dinlemek gerek.




Varlığını sürdüren diğer prototip tren, Snowpiercer’ı önüne alarak treni ele geçirme stratejisi izler. Mel, Wilford’ın yeniden trene girmesinden korkar ve trenin hızını arttırır ancak Wilford’ın treni Snowpiercer’a kenetlenmeyi başarır. Mesela efekt konusunda buraya da değinmek isterim. Gerçekten iki trenin kenetlenme sahnesi çok çok başarısızdı. Hiç olmamıştı gerçekten. Eminim ki, sizler de benimle aynı fikirdesiniz. Tabii dediğim gibi bu küçük detaylara takılmamak gerek. Yine de başarısız tabii. Trenler birleştikten sonraki Wilford’ın treni Snowpiercer’ı kontrolü altına alır ve sistemlerine girer. Bu durumdan sonra Mel, dışarı çıkıp Wilford’ın trenini Snowpiercer’dan ayırmak ister. Bu sahnede Mel’in trenin üstüne çıkıp desteksiz bir şekilde rahat rahat yürüdüğünü görüyoruz. Yapmayın ya. Trenin 1001 vagona enerji üretebilecek kadar hızlı olduğunu biliyoruz. Üstelik Mel’in trenin üstünde açık havada rahat rahat yürüdüğü bölümde tren gidebileceği son hızda gidiyor. Sahneyi izlerken hepimiz büyük ihtimalle “çok saçma” fikrine büründük. Hadi bu detayın da üstünde fazla durmayalım. Görmezden geldiğimiz hatalar birikti ancak yine de diziyi kötüleyenlere müsaade etmeyelim lütfen.


Mel yukarıda mücadele ederken tren aniden fren yapar ve dolayısıyla Mel trenden aşağı düşer. Bu arada Snowpiercer’ın kuyruğundan diğer trene bir geçit açar Wilford treninin çalışanları ve içeri bir genç kız girer. Wilford’ın trende olduğunu doğrular ve Snowpiercer’ın teslim olması gerektiğini söyler. Daha sonrasında kız Melanie Cavill’in trende olup olmadığını sorar. Kıza kim olduğu sorulduğunda kendisinin Alexandra Cavill olduğunu ve Mel’in kızı olduğunu söyler. Bu durum normalde klişe bir durum değil ancak sezon boyunca Mel kızından doğru dürüst bahsetmezken ve tam kızı hakkında detaylı bilgi verilen bölümde kızının ortaya çıkması durumu bir hayli klişe hale getiriyor. Keşke sezonun başka bölümlerinde de Mel’in kızından detaylıca bahsedilseydi de durum bu kadar klişe hale gelmeseydi. Son olarak sezonun bitiş sahnesi şu şekildeydi, trenden düşen Mel dışarıda trenin ön kısmına doğru yürümeye başlıyor ve son. Gayet makul bir son olduğunu söyleyebilirim. 2. sezonun geleceğini zaten biliyoruz. Ayrıca büyük gelişmelerden biri de Sean Bean’in diziye Wilford karakterine hayat vermesi için katılması. Şahsen bu habere bayıldım çünkü Sean Bean’i gerçekten çok severim, çok beğendiğim bir aktör. Bu haberi duyduktan sonra Wilford karakterinin kötü bir karakter olmasını diledim çünkü Sean Bean resmen kötü karakteri oynamak için yaratılmış bir aktör. Kendisine çok yakıştırıyorum kötü rolünü. Zaten böyle bir tecrübenin bu rolü kaldıramamasının imkanı yok. Dolayısıyla bu konuda biz seyircilerinin içinin rahat olması gerektiğini söyleyebilirim. Karakter seçimi çok doğru oldu. 2. sezonun içine Wilford da eklenince şunu söyleyebiliriz ki, daha aksiyon dolu ve daha bir heyecanlı sezon bizleri bekliyor. Peki 2. sezon ile ne zaman buluşacağız? Amerika’da TNT kanalında yayınlanan bu dizi düğer ülkelerde Netflix ile yayınlanıyor. Snowpicer’ın 2. sezonundan ilk fragman geldi bile. Buraya tıklayarak izleyebilirsiniz. Ne zaman çıkacağına dair kesin bir tarih yok ancak seneye bizlerle buluşacak gibi duruyor. Ayrıca senaristler 3. sezonun hazırlıklarına başlamışlar bile.




Diğer yazılarımıza göz atmayı ve bizi Twitter ve Instagramdan takip etmeyi unutmayın.


17 görüntüleme
 

Abonelik Formu

©2020, DOF tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

This site was designed with the
.com
website builder. Create your website today.
Start Now