• AEB

THE RAIN FİNAL SEZONU İNCELEMESİ

Dikkat! Spoiler içerir.



3 heyecan dolu sezonun ardından The Rain dizisi izleyicilerine veda etti. 2018 yılında Netflix Orijinal dizisi olarak hayatımıza giren The Rain dünyanın sonu temasını izleyicilere harika bir şekilde aktarmayı başarmıştı. Danimarka yapımı olan dizi özellikle pandemi sürecinde birçok izleyiciyle buluştu çünkü insanlık korona virüsü ile mücadele ederken bu karantina döneminde izleyecek yeni yapımlara yöneldi. The Rain de insanlığı perişan eden bir virüsü konu edinen bir dizi olduğundan insanları cezbetti denebilir. Dizi 3 sezonun ardından final yaparak bizlere veda etti. O zaman final sezonunu beraber inceleyelim.


Bildiğimiz üzere dizi yağmur ile bulaşan bir virüsü konu ediniyor. İlk sezonda gayet harika bir hayatta kalma konusu işlenmişti hatırladığınız üzere. Ekibimiz virüs tehlikesinin yanı sıra Apollon askerlerine karşı bir yaşam savaşı veriyordu. 2. sezonda ise Rasmus’un virüse bağışıklığı olması nedeniyle Apollon tarafından aranması işlenmişti. 2. sezonun sonunda Rasmus’un sevdiği kadın Sarah öldüğünde (öldüğünü sandığında) Rasmus virüsü bir silah olarak kullanabilmeyi öğrenmiş ve Apollon askerlerini yerle bir etmişti. Bu kadar tehlikeli olduğunu gören baş karakterimiz Simone, Martin’i korumak için Rasmus’a bir el ateş etmişti. Bu duruma oldukça öfkelenen Rasmus, Apollon ile iş birliği yapmaya karar vermişti ve 2. sezon bu şekilde sona ermişti.



6 Ağustos tarihinde ise 3. ve final sezonu yayınlandı. Final sezonu 2. sezon da olduğu gibi 6 bölümden oluşuyor. Dizinin başlangıcında ekibimizin Apollon’a sızma girişimleri olduğunu görüyoruz. Yani tahmin ettiğimiz gibi Simone ve ekibi, Apollon ve Rasmus’a karşı. Bu düşünceden sonra bile sezonun geleceği kafamızda şekilleniyor olsa gerek. Görüyoruz ki, Apollon Rasmus’un beynini yıkamış ve virüsü yok etmek yerine tüm insanları virüse maruz bırakmayı çare olarak göstermiş. Saf erkeğimiz Rasmus da bunu bir güzel yemiş tabii ki. Ancak daha sonra görüyoruz ki Rasmus ile beraber yaşayan virüs Rasmus’un bedenini sanki ele geçirmiş ve onun yerine kararlar alıyor.



Daha sonra bir sahnede Simone’yi kendisi ile Apollon’da kalması için ikna etmeye çalışan Rasmus ablasının yüksek bir köprüden akıntılı bir suya atladığına şahit oluyor. Martin ve Kira da bu atlayışa bizzat şahit olduğu için ekibimiz birkaç bölüm boyunca baş karakterimiz Simone’yi ölü biliyor. Bu durum final sezonu için ne kadar doğru bir durum tartışılır. “Zaten final sezonu, bari tüm ekibi beraber izleyebileceğimiz bir sezon olsaydı” diye düşünmüş olabilirsiniz. Şahsen ben böyle düşündüm. Ancak bu durumun avantajlı kısmı dizide yeni ve önemli karakterleri izlemiş olmamızdı. Daniel karakteri ve ailesi bu süreçte Simone’ye eşlik ediyorlar ve bu durumda farklı birçok konunun kapısını açıyor. Örneğin ailenin saldırıya uğraması, Luna’nın kaçırılması konudan oldukça uzaklaştırdı diziyi. Olmasa da olurdu diyebiliriz yani. Bu arada saldırıyı gerçekleştiren grubun The Last of Us Part II’deki Skar denen örgüte oldukça benzemesi gözümden kaçmadı. Yüksek binalar kullanmaları, ilkel yapı ve silahlara sahip olmaları vs.




Daha sonrasında Rasmus’un Sten’i öldürüp Apollon’da ipleri eline aldığını görüyoruz. Hatta senin gibi bir ergenden emir almam diyen bir doktoru da herkesin önünde öldürdükten sonra sağlam bir otorite sahibi oluyor Apollon’da. Artık Rasmus’un bu sezonun kötü karakteri olduğunu anlıyoruz bu sahne ile. Virüsün kontrol ettiği Rasmus günden güne daha kötü bir hal almaya başlıyor. İlk iki sezonda ne kadar kendisini sempatik bulsak da kötü karakteri bizlere yaşattı diyebiliriz. (Bu kadar çelimsiz kötü karakter olmaz ama neyse). Rasmus sırayla hasta insanlara virüs verip onların hayatını kurtardığını düşünürken en sonunda Martin’e de virüs vermek istiyor. Çok gereksiz bulduğum bir sahne de bu maalesef. Olmasa daha iyi olurdu. Hatta son dakikaya kadar virüsü alacağına inanmadım ancak zaten Simone’yi öldü bilen ve hayattan kopmuş Martin karakterimiz virüsü alıyor ve Rasmus gibi virüs ile yaşamaya başlıyor. Oysa Simone’nin hala hayatta olduğunu bilse almazdı ancak olaylar bu şekilde gerçekleşti. Keşke virüsü almasaydı da ölmeseydi diyorsunuz içinizden biliyorum. Ancak dizinin böyle önemli kayıplar vermesi, diziyi klişeden uzak tutmuş. Artık mutlu sonlardan haz etmiyoruz film ve diziseverler olarak. Sıkıldık mutlu sonlardan. The Rain de biz seyircilerin halinden anlıyor olsa gerek, çok mutlu olmayan ancak çok berbat da olmayan bir son ile bizlere veda etmiş oldu. Abla kardeşin karşı karşıya geldiği bu final sezonunda Rasmus ve aşkı Sarah’ın dünyayı virüsten kurtarmak adına kendilerini feda ederek finali yapıyorlar. Daha sonrasında Simone’nin duygusal konuşması ve en sonunda (Rasmus için) “Seni seviyorum” demesi yüreğime dokunmadı desem doğru olmaz. Rasmus’un eski sahnelerini de finale koymaları insanın yüreğine gerçekten dokunuyor. Ayrıca hani o bir diziyi bitirdikten sonraki boşluğa düşme hissini saymıyorum bile. 3 koca sezon bitti ve bizlere güzel hatıralar bıraktı diyelim o halde. Bu dizi ile Danimarka dizilerine ön yargı ile yaklaşmayacağız en azından. Zaten bu dizinin oyuncularını daha birçok yapımda izleyeceğimizi düşünüyorum çünkü gerçekten başarılı bir hikayeye imza attılar. Umarım yakın gelecekte onları yeniden izleme fırsatı buluruz.




Sizler de yorumlarınızı aşağıya bırakmayı unutmayın. Sitemize üye olun ve Dizi, Oyun ve Film’e dair her şeyden anında haberdar olun. Ayrıca bizi Instagram ve Twitter’dan da takip etmeyi unutmayın lütfen. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere..

4 görüntüleme
 

Abonelik Formu

©2020, DOF tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

This site was designed with the
.com
website builder. Create your website today.
Start Now